onu vurdular, gözümle gördüm onu
ak bir zambağa binmiş gidiyordu
gidiyordu
zambak dur, sana da bulaştı kan.
bir damla gözyaşından
doğurmuştu anası onu
bir avuç sevinçle
büyüttü
bir avuç hüzünle
nice zorluklar
nice ayrılıklar
ve saçlarına beyazlar
düşürerek.
onsekizindeydi
bir sevgilisi vardı
aynı mahalleden
eyüpten
henüz öpememişti bile
konfeksiyonda
çalışırdı.
onu vurdular
gözümle gördüm onu
bir güvercin havalandı.
eyüpte, o basma
perdeli evde
kurudu saksıdaki sardunya
birdenbire
çatladı
bir fotoğrafın camı
tel çerçeveli
düştü
radyonun üzerinden
yere.
dağıldı kitapları
dağıldı şiirler
ve roma hukuku
güvercin
konamadı.
onu vurdular, gözlerimle gördüm onu
ak bir zambağa binmiş
gidiyordu
zambak dur, sana da bulaştı kan.
1992 yılının baharıydı sanırsam, gelecek kaygılarımın değil ama edebiyatın, sözcüklerin, filmlerin, aşkın beynimi daha çok kurcaladıkları, şiirin her zamankinden çok önemli olduğu zamanlardı benim için. Behçet Aysan gelecek dediler bir söyleşi için; geldi ve şiirini, insanlığını konuştu o gün. Nasıl da naif, yumuşak başlı, sevecen ve hümanist görünüyordu. Bir psikiyatristti kendisi aynı zamanda insan ruhunun içlerine dalmış, belki ondandı bu insanları hep sever görünen hali. İşte o gün en çok bu halini sevmiştim onun, bundan bir kaç ay sonraysa bu güzel insanın "ölüme giden saatlerini ve ölüm şeklini" görerek saatlerce ağladım.
BİR EFLATUN ÖLÜM
kırgınım, saçılmış
bir nar gibiyim
sessiz akan bir ırmağım
geceden
git dersen giderim
kal dersen kalırım
git
dersen
kuşlar da dönmez, güz kuşları
yanıma kiraz hevenkleri alırım
ve seninle yaşadığım
o iyi günleri,
kötü
günleri bırakırım.
aynı gökyüzü aynı keder
değişen bir şey yok ki
gidip
yağmurlara durayım.
söylenmemiş sahipsiz
bir şarkıyım
belki
sararmış
eski resimlerde kalırım
belki esmer bir çocuğun dilinde.
bütün derinlikler sığ
sözcüklerin hepsi iğreti
değişen bir şey yok hiç
ölüm hariç.
aynı gökyüzü aynı keder.
Aynı gün bir ömre 70 kitap sığdıran önemli dil insanımız sevgili Asım Bezirci de düşürüldü bu dünyadan, ve fakat sadece cismen.
Ve şair adam, insan adam Metin Altıok da, "halk" ozanları Muhlis Akarsu ve Nesimi Çimen de...ve diğerleri,
ASAF KOÇAK (35)
AHMET ÖZYURT (21)
BELKIZ ÇAKIR (18)
EDiBE SULARi (40)
ERDAL AYRANCI(35)
CARINA CUANNA(23)
GÜLSÜN KARABABA(25)
HURiYE ÖZKAN (22)
YEŞiM ÖZKAN (20)
MENEKŞE KAYA (17)
KORAY KAYA (12)
MUHiBE AKARSU(35)
ÖZLEM ŞAHiN (17)
NURCAN ŞAHiN (18)
MURAT GÜNDÜZ (22)
SAiT METiN (23)
SEHERGÜL ATEŞ (30)
UĞUR KAYNAR (37)
SERPiL CANiK (19)
iNCi TÜRK (22)
HANDAN METiN (20)
HASRET GÜLTEKiN (26)
MUAMMER ÇiÇEK (26)
MEHMET ATAY (25)
GÜLENDAR AKÇA (25)
YASEMiNSİVRİ(17)
ASUMAN SiVRi(16)
MURAT GÜNEŞ (22)
AHMET ÖZTÜRK (21)
KENAN YILMAZ (21)
AHMET ALAN (22)
SERKAN DOĞAN (19)
AY IŞIĞININ ÖLÜMÜ
sokak fenerine asmış kendini
ay ışığının
biri
şehrin
ortasında
ölmemiş
hala dipdiri.
bir tek yıldız yokken
gökyüzünün hurcunda
turuncu bir ay
yalnızca
çıplak soyunmuş
bütün örtülerini.
niye yaptın ay
ay ışığı
sızmıştı bir saat önce
gözlerimle gördüm
yanında
şarap testisi
ve bütün şarkıları
bir türlü
söyleyemediği.
asmış kendini.