• Cumartesi Yazıları
  • Düşler ve Erdemler

    Kılavuzu Don Quijote olanın burnu Cyrano gibi olur.

    Google
     
    Web Düşler ve Erdemler'de
    <$BloSalı, Ekim 25, 2005

    <$Blo

    Akşam saatlerinde yayınlanan Di-Zi'lerin trajik sonuçlarını aynı kanalda gündüz saatlerinde izleyebilirsiniz.

    Her Ti-Vi kanalının akşam saatlerinde mutlaka Di-Zi'leri var. Belli bir yaşam tarzı izlettiriliyor o dizilerde. Sözümona güçlü erkekler, (kağıt üstünde bile yaşamayan, mermer dışkılayan, asık suratlı zibidiler; bunlara ülkemizde jön deniyor) sözümona "hanımağa"lar (yarım eşarplı, yine asık suratlı, rüküş makyajlı, ihtiras küpü; türk sinemasının "femme fatale"leri. Bize de bu yaş grubunda femme fatale'ler yakışır doğrusu! 60+ !!!) Ve son olarak: kırılgan, zavallı, aşk budalası, kadın bile olamayan manken fotoğrafları. Görevleri oyunculuk olan insanlardan değil Di-Zi'lerin içeriğinden bahsediyorum. Bu aralar en popüler olan format bu. Başka yan şablonlar da mevcut. Her biri bir diğerinin benzeri ya da kopyası bu Di-Zi filmlerin. Çünkü kanallarımızın birinci prensibi: Halk bunu istiyor.

    Yarı saydam camın diğer tarafında ise hayatlarını ekmek parası mücadelesi, "yetinmek", didinmek, bin bir türlü sıkıntı, ödenmesi gereken faturalar, çoluk çocuğun hastalığı, okul masrafları ile geçiren aileler. Ti-Vi bu insanlar için bir kaçış. Ti-Vi'de yayınlanan, içinde güç ve ihtiras savaşlarının olduğu yukarıdaki tiplerin ara sıra aşk olarak nitelenebilecek "ölümüne sevdalar" yaşadıkları dünya ve yaşam tarzı şovu Ti-Vi izleyen insanlar için bir kaçış. Gerçeklerden ve, o sihirli düğme kapatıldığında bekleyen faturalardan bir kaçış. Bir yolu olsa da o düğme hiç kapatılmasa! O Di-Zi'lerde ve magazin programlarında gösterilen yaşam tarzı arzulanan bir objeye dönüşüyor, fetiş haline geliyor zamanla. Düşünün ki kafeslerde yaşayan bizleriz ama bu kez onlar bizi değil biz onları izliyoruz bu insanat bahçesinde...

    Gece bitip de Di-Zi'lerin o harika dünyası sona erince (ama iyi haber; her geçen saat bir sonraki Di-Zi gecesine yaklaşmak anlamına da geliyor) muhteşem sosyal içerikli kadın programlarımız başlıyor aynı Ti-Vi kanallarında. Bir gece önce izlediği yaşam tarzını yaşadığı evde göremeyen 14-15 yaşındaki kızların kaçış öyküleri, kocasını ya da karısını aldatan "Di-Zi yaşam tarzı" tutkunları, bir kurtarıcı olarak yine
    soluğu Ti-Vi'lerde alan camın diğer tarafındaki "halk"... Yani akşam saatlerinde yayınlanan Di-Zi'lerin, gösterilen yaşam tarzının, trajik sonuçlarını aynı kanalda gündüz saatlerinde izliyorsunuz...

    "Kazanan taraf" olma şansınız yok. Yarı saydam camın her iki tarafı da kaybediyor aslında. Kazanan yok bu büyüde. Büyüyü yapan da büyülenen de kaybediyor.

    Ti-Vi izlemeyin. İlla ki izleyecekseniz haber izleyin ama bu kez de gördüklerinize sakın inanmayın. Çünkü o haber size gelene kadar kimbilir kaç kez denetim ve uygunluk testinden geçiyor! Kendi yaşam tarzınızı kendiniz seçin, etki altında kalmayın. İnsan kendisi gibi olmaktan utanır mı hiç? Sahip olduklarıyla mutlu olan bir insan bu dünyada istenmiyor, unutmayın. Çünkü o insan iyi bir tüketici değildir. Bkz. John Carpenter - They Live.

    <$Blo20ents:

    <$BloBlogger TuLûAt Blogspot...

    <$Bloİzninizle TemizEkran'a alıntı yapıyorum. Asıl sitemiz faaliyete geçtiğinde oraya da almak istiyorum.

    TuLûAt

    <$Blo26/10/05 05:49 <$Blo 
    <$BloBlogger Don Quijote...

    <$BloMemnun oldum, platformdan haberim yoktu. Takip edeceğim, katkım olursa ne mutlu.

    <$Blo26/10/05 06:04 <$Blo 
    <$BloAnonymous hamit akçay...

    <$Blotuluat temzekrana yazınızı taşıyınca sizin blogdan haberim oldu.bu güne kadar haberdar olmayışımı bir kayıp olarak gördüm.

    <$Blo26/10/05 08:43 <$Blo 
    <$BloBlogger ece...

    <$BloEvet,çok haklısınız..
    Her akşam farklı kanallarda aynı tip diziler dönüp duruyor..
    Zaten hangi program ya da dizi tutulursa ona benzer işler yapılıyor diğer televizyon kanallarında da...

    Çoğu insan dünyada neler olduğunun farkında bile değil,merak da etmiyor...
    İlgilendiği konu akşamki dizide Ayşe'le Mehmet ne yapacak..
    Yanımda konuşan insanlara şahit oldum...Sanki önemli bir şey konuşuyormuş gibi ciddi ciddi arkadaşına izlemediği bölümün özetini anlatıyorlar..Hatta yorum yapıyorlar uzun uzun ne olması gerektiği konusunda...
    Sanki tanıyormuş gibi..Sanki gerçekmiş gibi...Sanki konuşacak başka konu kalmamış gibi..

    Bazıları deliriyor bunları izlemekten...Bunu duyduğumda ve gördüğümde hiç şaşırmadım..

    Bence en güzeli belgeselleri izlemek..Diğer ülkelerdeki insanların yaşayışlarını anlatan,tarihsel bilgiler veren,diğer karada ve suda yaşayan canlılar hakkında yapılan araştırmalar çok güzel...
    Ben zamanım olduğunda bu tür programları ve haber programlarını izliyorum.
    Sanırım ben iyi bir tüketici değilim...

    <$Blo26/10/05 11:41 <$Blo 
    <$BloBlogger Don Quijote...

    <$BloKablo TV ya da uydu kanallarını izleme şansınız varsa Discovery Channel, NGC, History Channel gibi kanalları izleme şansınız var. Ancak belki başka bir yazıda konu edinebiliriz; belgesel kanalları ve belgeseller hakkında da bilinmesi gereken temel bazı şeyler var, kanımca. İçinde yaşadığımız dezenformasyon çağında gönül rahatlığıyla izlenebilecek bir şey yok malesef. Ben kendi adıma, evde ve sinemada kendi seçtiğim filmleri izlemeyi daha uygun buluyorum.

    <$Blo26/10/05 12:49 <$Blo 
    <$BloBlogger ece...

    <$BloBen televizyonda yapılan programlar içinde belgesel veya haber kanallarını tercih ettiğimi söylemek istedim..

    Tabii ki sinema ayrı bir konu...

    Don Qijote arada film tavsiye ediyorsunuz..Acaba tavsiye edebileceğiniz filmleri yazabilir misiniz?

    Bu arada sizin yaptığınız çalışmanın sonucunu büyük bir merakla bekliyorum ...Umarım projeniz en kısa zamanda tamamlarsınız...

    <$Blo26/10/05 14:33 <$Blo 
    <$BloBlogger Don Quijote...

    <$BloFilm tavsiyelerini Düşler ve Erdemler'de yeni bir başlık açarak yapayım çünkü çok sayıda önerim olacak.

    Öte yandan projemiz Mahkum, üzerinde çalışmaya devam ediyoruz, finansal anlamda eksiklerimiz var, tamamlamaya çalışıyoruz. Güzel bir iş ortaya çıkacak diye ümid ediyorum.

    <$Blo26/10/05 15:21 <$Blo 
    <$BloAnonymous ece...

    <$BloÇok teşekkür ederim...

    "Mahkum"a gelince eminim güzel bir sinema filmi olacak...

    <$Blo26/10/05 16:04 <$Blo 
    <$BloBlogger Handan...

    <$BloBenim de TV ile tek ilişkim film izlemek sanırım, haberler, tartışma programları da dahil olmak üzere herşey beni sinirlendiriyor.

    <$Blo27/10/05 08:00 <$Blo 
    <$BloBlogger Hakan Uygun...

    <$BloNe yazık ki evinde televizyonu olmayanlar bile bu duruma bağışıklık geliştiremiyorlar. İş yerinde, arkadaş çevrelerinde, internette, radyoda, gazetede karşınıza çıkıp, seyretmek istemeseniz bile sizi taciz ediyorlar.

    En yeni dizi hangisi, hangi kanaldan nereye geçti, kim kime ne dedi?

    <$Blo27/10/05 09:35 <$Blo 
    <$BloBlogger Don Quijote...

    <$BloTelevizyonun popüler kültürün, yani düzeysiliğin sözcüsü konumuna düşmesi üzücü. Popüler kültürü besleyen hatta oluşturan bir güç. Siz izlemeseniz de gücünü hissediyorsunuz. mahkum.net'te oyuncu anketi açma fikri ortaya çıktığında işin TV dizilerinin sıkı izleyicileri tarafından bu kadar benimseneceğini hesaplamamıştık. İzlediği dizide hayranı olduğu, beğendiği oyuncuyu zaman zaman fanatikçe destekleyenler var. Belli ki o oyuncuyla yatıyor o oyuncuyla kalkıyorlar. Dizi ve oyuncular hayatlarının bir parçası. Garip, ürkütücü, üzücü.

    <$Blo27/10/05 09:57 <$Blo 
    <$BloBlogger Don Quijote...

    <$BloBu arada ilginç bir durum: yarın bir Ti-Vi kanalının sabah kuşağı haber programına canlı yayın konuğu olarak katılıyorum. Yeni tamamladığım belgesel projem hakkında konuşacağız. Siz yine de TV izlemeyin. :)

    <$Blo27/10/05 10:07 <$Blo 
    <$BloBlogger Handan...

    <$Bloİşte bu çok iyiydi Don Quijote , mecburen izlemeyeceğiz artık :)

    <$Blo27/10/05 11:01 <$Blo 
    <$BloBlogger ece...

    <$Blo"Evet - Ja
    Almanya’daki Türk-Alman Evliliklerine Bir Bakış"

    belgeseli için değil mi?

    Eğer hangi kanal olduğunu söylerseniz belki internetten izleyebilirim Don Qijote...:)

    <$Blo27/10/05 11:11 <$Blo 
    <$BloBlogger Don Quijote...

    <$BloAkıntıya karşı kürek çekmeye çalışırken bazen böyle durumlar olabiliyor. İlginç olan böyle bir yazı yazdıktan sonra olması :)

    Evet-Ja belgeselini konuşacağız. Yer TV8.

    <$Blo27/10/05 11:32 <$Blo 
    <$BloBlogger ece...

    <$BloGökhan Bey umarım nice güzel projelerde isminizi duyarız...

    <$Blo28/10/05 09:08 <$Blo 
    <$BloBlogger Don Quijote...

    <$Bloprogrami izlediniz sanirim. cok daha uzun konusacaktik saniyorum sadece 8 dakika konustuk. cok sayida konu basliginin üzerinden gectik cok azina degindik. oradaki insanlar her gün yaptiklari islerini yapiyorlardi, oysa ekrandaki benim hayatimin son bir kac ayiydi. derdimi ne kada ve nasil anlattim bilemiyorum. olumlu yaklasimlari icin TV8 program sunucularina ve ekibe tesekkur ederim, ama nihayetinde ben de kisa bir süre de olsa TV icin "malzeme" oldum iste... Anlatilanlarin ne kadari sahte ne kadari gercek, seyircinin bilemeyecegi bir sey. ama siz biliyorsunuz, size, yani düşler ve erdemler'e yolu düşenlere torpil yaptim :) ilginize tekrar teşekkürler.

    <$Blo28/10/05 09:57 <$Blo 
    <$BloBlogger Handan...

    <$BloAma benim elektriğim kesikti. Kırk yılda bir tv izleyeyim dedim, o da olmadı. Hay Allah.

    <$Blo28/10/05 10:25 <$Blo 
    <$BloBlogger ece...

    <$BloBence düşüncelerinizi çok düzgün bir şekilde ifade ettiniz...
    Sizi görmek güzeldi...
    Başarılar tekrar...

    <$Blo28/10/05 11:47 <$Blo 
    <$BloBlogger TuLûAt Blogspot...

    <$BloYayındayız. TemizEkran 'banner'ımızın linkini yeni sitemize çevirebilir misiniz? (http://www.temizekran.com).

    <$Blo3/11/05 23:20 <$Blo 

    <$BloYorum Gönder