• Cumartesi Yazıları
  • Düşler ve Erdemler

    Kılavuzu Don Quijote olanın burnu Cyrano gibi olur.

    Google
     
    Web Düşler ve Erdemler'de
    <$BloÇarşamba, Haziran 01, 2005

    <$Blo

    Cyrano De Bergerac, 1619-1655 yılları arasında yaşamış Fransız bir yazardır. Hicivleriyle ve pek çok otorite tarafından edebiyat tarihinin ilk bilimkurgularından kabul edilen eserleriyle ünlüdür. Ay Devletlerinin Gülünç Tarihi ve Güneş Devletlerinin Gülünç Tarihi adlı bu eserleri yine döneminde yaşayan gerçek insanları hicvetmek için yazmıştır.

    Cyrano'yu asıl meşhur eden ise Fransız oyun yazarı Edmond Rostand olmuştur. Rostand, Cyrano'yu okul çağlarında tanıdığı ekzantrik başka bir karakterle harmanlayarak bir tiyatro şaheseri yazmıştır: Uzun burunlu Cyrano! Rostand'ın Cyrano'su çirkindir ama gururludur. Kendisine önder olarak Don Quijote'u seçmiştir.
    Oyunun bir yerinde Cyrano'ya sorarlar:


    - Okudunuz mu hiç Don Quijote'u?
    - Okumak ne kelime, yaşadım o büyük romanı...
    -13.Bölüm değirmenler bölümünü hatırlayın, yeldeğirmenlerine saldırıyorsunuz.
    - Ben sadece rüzgara ayak uyduranlara saldırıyorum...

    Edmond Rostand'ın batı dünyasını derinden etkileyen bu eserini türkçemize, çoğu kişi tarafından aslından bile daha iyi denecek kadar muhteşem bir çeviriyle Sabri Esat Siyavuşgil kazandırmıştır. Eser orijinal dilinde de, Siyavuşgil'in kazandırdığı haliyle dilimizde de manzumdur. Cyrano'nun unutulmaz tiradlarından biri burun tiradıdır. Soylulardan kendini beğenmiş bir soylu olan Valvert, Cyrano'yu küçük düşürmek ister. Ama ne becerikli biridir ne de kültürlü. Cyrano'yu küçük düşürmek için aklına gelen tek söz "Sizin burnunuz çok büyük" tür.

    - Siz! Sizin burnunuz... burnunuz...çok büyük. Çok.
    - Hepsi bu mu?
    - Evet.
    - Bu kadarı az delikanlı.Halbuki neler neler bulunmaz söyleyecek. Asıl iş edada. Mesela; Hoyratça: Burnum böyle olsaydı, mösyö, mutlaka dibinden kestirirdim. Dostça: Yana yatmaz mı,senden evvel davranıp kadehine batmaz mı? Tarifle: Burun değil bir kere, coğrafyada böylesine dağ denir. Dağ değil bir yarımada. Meraklı: Acaba neye yarar bu alet? Makas kutusu mudur, divit midir izah et? Zarifane: Kuşları sevdiğiniz besbelli! Yorulmasınlar diye yavrucaklar, temelli bir tünek kurmuşsunuz. Pür neşe: Birader, şu koskocaman burnunla tütün içince komşu "yangın var" demiyor mu? Uyarıcı: Aman yavrum, bu ağırlıkla yere düşmenden korkuyorum. Müşfik: Yaptırın ona küçücük bir şemsiye yazın fazla güneşten rengi solmasın diye! Alimane: Aristophanesin hippocampelephantocamelos dediği hayvanın burnu böyle değilmiş derler. Hazin: Bir de kanarsa olur Kızıldeniz, ne bela! Hayran: Lavantacıya ne mükemmel tabela! Lirik: Bu bir mühre boncuğu,siz de bir Triton musunuz?Safiyane: Bu abide hangi günler gezilir? Askeri: Süvarilere nişan alın! Sivri akıllı: Onu piyangoya koymaz mısınız? Kesinlikle bu büyük bir ödül olurdu. Ve hıçkıra hıçkıra nihayet, Pyriame gibi: Böyle berbat edip de yüzünü sahibinin şimdi de utancından kızarıyor, bak hain......

    <$Blo5ents:

    <$BloAnonymous Safinaz...

    <$BloSeptum devüasyonu nedeniyle burun ameliyatı olduğumda iş yerinde herhalde çok büyüktü küçültürdünüz diye espirilere maruz kalıyordum. Bende bu tiradı resmiyle beraber print edip duvarıma asmıştım. Hala da duruyor.
    Zaten kitabını da filmini de çok severim.

    <$Blo8/6/05 08:43 <$Blo 
    <$BloBlogger Don Quijote...

    <$BloBurundaki fiziksel büyüklük harikadır. Büyük insanların neredeyse çoğunluğunun burnu "fiziksel" olarak büyüktür. Ama o burnu büyük olanlar yok mu? Onlara katlanmak çok zor. İçleri boş ama burunları büyük olanları kastediyorum tabii. İlginç değil mi? Burun ve insanlar...

    <$Blo8/6/05 09:09 <$Blo 
    <$BloAnonymous Safinaz...

    <$BloEmret başbakanım dizisinin jeneriğinde de burunlar hep büyük çizilmişti. Neden acaba. Sizin bahsettiğiniz burnu büyükleri kast etmek için mi dersiniz?

    <$Blo8/6/05 10:32 <$Blo 
    <$BloAnonymous Adsız...

    <$BloO da güzel bir diziydi, her güzel şey gibi o da bitti. Jenerikteki burunlar büyük müydü? :)

    <$Blo9/6/05 11:56 <$Blo 
    <$BloBlogger GÜRKANKAYA...

    <$BloCyrano De Bergerac'a Methiye

    Ya Ne Yapmak
    Lazım Mış?
    Dersin
    Ne Yaptığını
    Bilmezsin
    Kılıçtan
    Geçirirsin
    Sana
    Meydan
    Okuyanları
    Balatlarında
    Kimseye
    Boyun Eğmezsin
    Yüreğin Dışında
    Bir De
    Burnun Var
    Gölgesi
    Bedenin Boyunca
    Duydum Ki
    Bir De
    Aşık Olmuşsun
    Kuzenin Roxanne'a
    Hepsini Tamam
    Anladım Da
    Bu Roxanne
    Neyin Nesi?

    Gürkan Kaya

    <$Blo10/10/07 15:18 <$Blo 

    <$BloYorum Gönder