• Cumartesi Yazıları
  • Düşler ve Erdemler

    Kılavuzu Don Quijote olanın burnu Cyrano gibi olur.

    Google
     
    Web Düşler ve Erdemler'de
    <$BloSalı, Aralık 06, 2005

    <$Blo



    BÖLÜM III

    L.V.Trier’in MEDEA’sı

    Filmin Künyesi:
    Yönetmen: Lars von Trier
    Senaryo: Euripides, Carl Theodor Dreyer
    Müzik: Joachim Holbek
    Oyuncular:
    Medea: Kirsten Olesen
    Jason: Udo Kier
    Kreon: Henning Jensen
    Aigeus: Baard Owe
    Glauce: Ludmilla Glinska

    Danimarka yapımı, 75 dk (1988)

    Trier’in filminde, olaylar Kral Kreon’un Corinth’in yönetimini Medea’ya bırakma kararıyla örgülenir. Bu aşamadan sonra Trier’in çoğunlukla Dogma kanunları ve geleneksel sinemanın karışımından oluşan usta işi tekniği ile (Europa’daki müthiş teknik ile Dogma filmlerindeki ışık ve oyunculuk) uyuşan kamera ve doğal ışık çekimlerinde kuzey Avrupalı tiplerden oluşan Kreon, Medea, Jason ve Glauce ile tanıştırılırız. Medea orta yaşı geçmiş, yaşlanmaya yüz tutmuş bir kadındır. Jason ise orta yaşın olgunluğunda bir erkek; Kreon, ürkek ve duygusal bir insandır. Glauce ise genç, diri ve istekli bir genç kız. Jason ve Glauce’nin evliliklerinin ilk gecesinde, bu gece için hazırlanan çadırların içerisindeki ışık ve gölge oyunları arasında (Trier’in kendine has tarzı) Jason’un Medea’ya ihanetini, Glauce’nin Jason ile Medea arasındaki ilişkiyi sorguladığını, Jason’dan “aşk ve sevgi” istediğini kısa birkaç dakika içerisinde görür, giderek öykünün içerisine çekildiğimizi hissederiz. Medea, yardımcılarından birisi tarafından kışkırtılır, Kreon tarafından sürgüne gönderilecektir, buna bir çare düşünmesi, gerekirse gücünü kullanması söylenir. Burada yine aynı dramatik durumu hatırlatır Medea: gidecek yeri yurdu kalmamıştır. Sonra onu sislerin içerisinde bir bataklıkta özel bitkiler toplarken görürüz. Kreon onun yanına gelmiş ve sürgüne gönderileceğini söylemiştir. Medea ondan sadece bir gün daha kalmak için süre ister. Bu aşamada öyküyü bilen bilmeyen seyirci müthiş bir gerilimin içerisine çekilir. Bu gerilim Medea’nın “hiçbir şey aşk acısından daha güçlü değildir” demesiyle tırmanır. Artık geri dönülmez yola girilmek üzeredir. Kreon gergindir çünkü kızı için korkmaktadır, Jason gergindir çünkü Medea’nın geçmişte neler yaptığını bilmektedir, Medea gergindir çünkü acı bir intikamın peşindedir. Bu arada Medea erkek çocuklarıyla gösterilir, düşerek ayağını inciten güzel çocuğu anne Medea şefkat ve sevgiyle kucaklar. Jason ve Medea, çocukların ne olacağını konuşmak üzere buluşurlar, Jason, çocuklar konusunda bir garanti veremez. Medea, hazırladığı armağanı çocukların Glauce’ye vermesini ister.
    Çocuklar ve Jason armağanı (bir giysi değil taçtır) Glauce’ye vermek üzere giderler. Burada Trier, güzel bir numara yapar, Glauce’nin sonunu taçtaki zehirden kazayla etkilenen bir atın çıldırarak ölmesi ile betimler. Jason, Medea’yı ararken arka plandaki karanlık dehlizlerde Kreon’un üzüntüsünden delirerek ölmesi gösterilir. Medea, çocuklarıyla birlikte epeyce yol aldıktan sonra bir bozkırda durur ve çocuklarının geleceği olmadığına karar vererek onları acı içerisinde asar. Peşlerinden gelen Jason çocuklarının ölüsüyle karşılaşır ve ormanın içerisinde kendini kaybetmiş bir halde döner durur. Bu arada Medea, Aegeus’a sığınmış, geminin med-cezirden faydalanarak kalkmasını bekler haldeyken görülür, yüzündeki tuhaf duygusuzlukla.
    Lars von Trier’in Medea’sında öykünün kendisinin ve karakterlerin ruhsal durumlarının, dramatik yapının, anlatıdaki gerginliğin ve karakterler arasındaki ilişkinin tarihsel gerçeklerden, ritüellerden, toplumsal yapıdan daha ön planda yer aldığı dikkat çeker. Bu klasik dramanın; güçlü bir teknik ve Dogma karışımı yorumu, trajik öykünün içine insanı daha çok çekmesi ile diğer Medea’dan ayrılır.
    ***

    Bir son söz; Medea’nın, Aegeus’la birlikteliğinden bir oğlu olur: Medus. Sonraları Medus, bir kent krallık kurar. Bu kentin adı Media’dır.

    <$Blo4ents:

    <$BloBlogger Yureklius...

    <$BloBir kaç sene önce dicitürkün Hallmark kanalında parça parça seyretmiştim "Jason ve Argonotlar" filmini. Hikayesinin Yunan mitolojisine dayandığını bilmiyordum. Öylesine fantastik bir hikaye gibi gelmişti.

    <$Blo8/12/05 15:10 <$Blo 
    <$BloBlogger siddhartha...

    <$BloYanlış hatırlamıyorsam Tom Hanks'in Jason ve argonotlar diye olayi tiye alan bir filmi vardı. Ben seyretmedim onu.

    <$Blo9/12/05 08:46 <$Blo 
    <$BloBlogger Yureklius...

    <$BloBenim bahsettiğim film şu:
    http://www.imdb.com/title/tt0217579/

    Tom Hanks'in filmini bilmiyorum. Filmografisinde de rastlamadım.

    <$Blo9/12/05 09:14 <$Blo 
    <$BloBlogger siddhartha...

    <$Bloevet, yanlış hatırlamışım...Tom Hanks'in filmi Joe versus Volcano'ymuş

    <$Blo9/12/05 14:21 <$Blo 

    <$BloYorum Gönder