• Cumartesi Yazıları
  • Düşler ve Erdemler

    Kılavuzu Don Quijote olanın burnu Cyrano gibi olur.

    Google
     
    Web Düşler ve Erdemler'de
    <$BloPerşembe, Temmuz 21, 2005

    <$Blo

    Pink Floyd

    wish you were here

    So, so you think you can tell heaven from hell, blue skies from pain
    Can you tell a green field from a cold steel rail? A smile from a veil,
    Do you think you can tell?

    And did they get you to trade your heroes for ghosts? Hot ashes for trees?
    Hot air for cool breeze? Cold comfort for change?
    And did you exchange a walk on part in the war for a lead-role in a cage?

    How I wish, How I wish you were here.
    We’re just to lost souls, swimming in a fish bowl, year after year
    Running over the same old ground. What have we found? The same old fears
    Wish you were here

    keşke yanımda olsaydın

    Sanıyor musun ki gerçekten anlatabileceğini, cehennemin içinden cenneti,
    acılar içindeyken masmavi göğü
    Soğuk çelik tellerin arasından yemyeşil tarlaları,
    Ya da bir peçenin ardındaki gülümsemeyi,
    İnanıyor musun anlatabileceğine?

    Kahramanlarının yerini hayaletlerle değiştirdiklerinde,
    ağaçlarının yerine sıcak küller bıraktıklarında,
    ılık havanın yerini soğuk rüzgarlar aldığında,
    alıştıkların değiştiğinde,
    anlatabilir misin?

    (Hem sen savaşın içinden bir yürüyüşü kafesin ardındaki bir başrole değiştirdin mi?)

    Ne kadar, ne kadar çok isterdim şimdi yanımda olmanı.

    Bir akvaryumda yüzen,
    yıllardır hep aynı yerde dönüp duran,
    iki balıktan başka bir şey değilmişiz biz. Ne bulduk, neyi?
    Hep aynı korkulardan başka.
    keşke yanımda olsaydın

    Çeviri: Siddhartha, 2000
    Not: Aslında rock müzik tarihinin bu önemli parçasını kıt bir İngilizce ve şiir bilgisiyle çevirmeye kalkışmamdan dolayı beni kınayabilirsiniz, haklısınız; bunu gençlik ateşime verin. Şimdiden itibaren bu şarkının çevirisine -özellikle parantez içerisindeki mısranın-her türlü desteğiniz beni ayrıca sevindirecektir.

    <$Blo4ents:

    <$BloBlogger Yureklius...

    <$BloBu şarkıda "to tell" fiilinin, -genel geçer kullanımı olan- "anlatmak" değil "ayırdetmek" anlamında kullanıldığını söyleyerek ilk katkımı yapmak isterim. (Bu şarkı herhalde sizden önce mutlaka çevrilmiştir. Pink Floyd'la ilgili bir kitapta okuduğumu hatırlıyorum.)

    <$Blo22/7/05 11:45 <$Blo 
    <$BloBlogger siddhartha...

    <$Blotesekkurler,
    evet, o çeviriyi biliyorum, yararlandigim kaynaklardan birisi o kitaptı.

    <$Blo22/7/05 14:23 <$Blo 
    <$BloBlogger Sokak Kaçkını...

    <$Blo"We're just two lost souls swimming in a fish bowl" ("biz bir akvaryumda yüzen iki kayıp ruhuz").

    <$Blo24/7/05 12:29 <$Blo 
    <$BloBlogger Don Quijote...

    <$BloWish You Were Here için bir çeviri de Gökhan Güreser'den. Katkıların için teşekkürler Gökhan.
    ***
    O zaman,
    anlatacağını düşünüyorsun
    sen,
    cenneti, cehennemin,
    mavi gökleri, ızdırapların içinden,
    Peki ya, anlatabilir misin,
    yeşil bir bahçeyi, soğuk demir yolundan?
    Ya da bir gülümsemeyi, bir peçenin ardından,
    Anlatabilir misin?


    Ve kahramanlarını hayaletlerle
    değiştirdiler mi senin?
    Ağaçlarını sıcak küllerle?
    Serin meltemleri,
    kavurucu rüzgarla?
    Ve değiştin mi,
    savaştaki sıradan rolünü(yürüyüşünü),
    Kafesin(kafesteki) hükümdarlığına.


    Nasıl da isterim şimdi,
    burda olmanı,

    Bir akvaryumun içinde,
    izledi yıllar yılları,
    kaybetmek üzreydik,
    eski mekanımızda ruhlarımızı,
    Peki ya ne bulduk sonunda?
    Eski korkuları..

    Peki ya ne bulduk sonunda,
    Eski korkulardan başka?

    <$Blo4/8/05 20:06 <$Blo 

    <$BloYorum Gönder