• Cumartesi Yazıları
  • Düşler ve Erdemler

    Kılavuzu Don Quijote olanın burnu Cyrano gibi olur.

    Google
     
    Web Düşler ve Erdemler'de
    <$BloSalı, Haziran 14, 2005

    <$Blo

    Cyberpunk (Siberpunk); bu terimin Türkçe karşılığı henüz yok, ama olması için çaba göstermemiz gerekiyor. Çünkü adım atmak üzere olduğumuz çağ bu terim üzerinden yoluna girdi. Cyberpunk'ı bilmemiz ve tanımamız gerekiyor.
    Cyberpunk'ın kesin bir tanımı henüz olmamasına rağmen, 20.yy sonlarında şekillenen ve zamanın değişen algı dünyasını yansıtan edebiyat, sinema ve diğer güzel sanat dalları ile birlikte hayatın bütününe girmeye başlayan bir tür olduğu söylenilebilir. Beat akımının öncü kitabı Jack Kerouac'ın On the Road (Yolda)'u ise, cyberpunk'ın öncü kitabı da William Gibson'ın Neuromancer'ıdır.
    Bir okur tanımına göre: günlük hayatın hızlı teknolojik gelişmelerden olabildiğince etkilendiği, insan vücuduna teknolojinin kolayca uygulanabilir hale geldiği, elektronik bilginin bilgiküre halinde toplanıp, kullanılabildiği disütopik bir geleceğin grotesk ortamında tekbaşınalaşmış insanların dünyasıdır, Cyberpunk.
    Bu dünyaya zaten internetle, web sayfalarıyla, sim kartlarıyla, dolby digital prologic ev tiyatrolarıyla vb. girmiş olanlar için aşağıdaki kitaplar önerilir:
    1- 2001: a space odyssey, Arthur C. Clarke
    2- Neuromancer, William Gibson
    3- Yakın Geleceğin Mitosları, James G. Ballard

    Mayıs 1999'da yazılmış bir karalama....
    Siddhartha

    <$Blo1ents:

    <$BloAnonymous Adsız...

    <$BloAnnabel Lee

    Evvel zaman içinde
    Bir deniz ülkesinde,
    Adı Annabel Lee idi,
    Bilirsiniz belki,
    Yaşardı bir körpecik,
    Sevilmek ve beni sevmek
    Kızcağızın tek fikri.
    Çocuktuk ikimiz de
    O deniz ülkesinde,
    Fakat sevgiden daha bir sevgiyle
    Sevdik birbirimizi
    Ben ve Annabel Lee.
    Cennetin kanatlı ferişteleri
    İmrenirlerdi bize ve sevgimize.

    Ve bundandır ki hayli zaman önce
    Bu deniz ülkesinde bir gece
    Bir bulutun rüzgârı esti
    Üşüttü Annabel Leemi.
    Sonra soylu yakınları geldi
    Ve alıp götürdüler onu benden,
    Bu deniz ülkesinde
    Kapatmak için bir gömüte.

    Cennetteki melekler bilmezlerdi
    Mutluluğumuzun yarısını bile.
    Kıskanıp durdular bizi:
    Evet! Buydu nedeni
    (Herkes bilir bunu o deniz ülkesinde)
    Bir bulutun rüzgârı geldi
    Üşütüp öldürdü Annabel Leemi.

    Ama kim varsa ki
    Yaşça başça ileri
    Sevgimizin gücünü geçemezdi.
    Ne gökteki cennet melekleri
    Ne de deniz altı cinleri
    Canımı ayıramaz bile
    Canından güzel Annabel Leemin

    Cananımın hayali olmadan
    Işıldamaz ay asla.
    Ve gördüğüm yıldızlar değil asla
    Parlak gözleridir güzel Annabel Leemin.
    Ve gece boyu uzanıp dururum yanına
    Sevgilimin, cananımın, hayatımın ve gelinimin,
    Deniz kıyısındaki gömütünde,
    Deniz kenarındaki kabrinde.



    Edgar Allan Poe
    Çeviren: İsmail Haydar Aksoy
    http://ismailaksoy.blogcu.com
    http://www.antoloji.com/ismail_aksoy

    <$Blo2/5/07 11:30 <$Blo 

    <$BloYorum Gönder