• Cumartesi Yazıları
  • Düşler ve Erdemler

    Kılavuzu Don Quijote olanın burnu Cyrano gibi olur.

    Google
     
    Web Düşler ve Erdemler'de
    <$BloPerşembe, Haziran 30, 2005

    <$Blo

    "Science fiction is that branch of literature which is concerned with the impact of scientific advance upon human beings.(Bilimkurgu, bilimsel ilerlemenin insanoğlu üzerine etkisiyle ilgilenen edebiyat dalıdır"
    Isaac Asimov

    Bilimkurgunun, teknolojik olarak ileri olan milletlerin kültürlerinin dünyada hegemonya kurmaya ilerlemesinin edebi ifadesi olarak, teknoloji merkezli 20. yüzyıl kültüründe özel bir yeri vardır. Bilimkurgu sadece ticari bir edebiyat türü olarak düşünülemez çünkü aynı zamanda dünyanın algılanması ve yeniden kurulması için bir tavırdır. Bu tavır özellikle bilimkurgu filmlerinde kristalize halde ortaya çıkar ama teknik-bilimsel alanın her tarafına yayılmıştır. Bilimkurgunun tavrı modern bilincin teknoloji yönelimli postmodernizme dönüşümünü temsil eder. 19. yüzyılın sonlarında ve 20. yüzyılda emperyalist ülke toplumlarının hepsinin hareketleri ve planları derin bir şekilde bilimkurguya dayalıydı. Bilimsel fikirlere veya teknolojiye dayanarak dünyayı ve insan davranışlarını dönüştürmek için politik güçlerini büyük projeler için kullandılar. Mesela Sovyetler Birliği ‘bilimsel Marksizm’e dayalı bir toplum projesiydi. ABD’nin aya insan göndermesi belki en saf bilim kurgu gerçeklemesiydi. Ve sonuçta teknolojik dönüşümün sağladığı ortak fantaziler yoluyle emperyalist ideolojiler ayrılamaz şekilde gelecek hayallerimizin bile içine sızdı. Farkında mıyız?

    <$Blo4ents:

    <$BloBlogger Yureklius...

    <$Blo"19. yüzyılın sonlarında ve 20. yüzyılda emperyalist ülke toplumlarının hepsinin hareketleri ve planları derin bir şekilde bilimkurguya dayalıydı." tarzı bir argümanın daha fazla örnekle desteklenmesi kanaatindeyim.

    <$Blo30/6/05 08:44 <$Blo 
    <$BloBlogger White...

    <$BloAynı fikirdeyim. Ama 3:00 AM'de yoğun scientific çalışmanın (kongre bildirileri) bu kadar çıktı.
    Ama insanın uzaya çıkmasını, aya insan gönderilmesini, atom bombasını,I. ve II. Dünya savaşlarını, Süveyş kanalının açılmasını, (Saint Simon'un anarşist talebelerinin yeni ekonomik görüşleriyle), emperyalizme ahlaki dayanak bulunmasını (Batı'nın aşağı, belki maymun türevi insanlara medeniyet götürmesi), SCBB'de bir tür sınıfsız insan toplumu oluşturma veya Almanya'da saf ırk projesini (Darwin ve seleksiyon bağlamında, şu andaki küreselleşme ve kullandığımız internetin etkilerini ve senin çoğaltabileceğin örnekleri düşünürsen... Bunlar sence 15. yüzyıl insanına bilimkurgu gelmez mi? Veya başlanırken birçok insana bilimkurgu gibi gelse de (doğru veya yanlış)bilimsel bir dayanağa yaslandığı için başlanabilen projeler bunu göstemiyor mu?

    Çözülemeyen gelecek çözülüyor olmasın?

    <$Blo30/6/05 13:27 <$Blo 
    <$BloBlogger siddhartha...

    <$Blo19.yy sonu: jules verne; Aya yolculuk, denizler altında 20000 fersah (Nautilus), gökler hakimi...

    Dr. moro'nun adasında düşlenenler artık zor şeyler değiller, genetik ve moleküler biyoloji, klonlama vb.

    Yalnız şöyle birşey dikkatinizi çekmiştir sizlerinde (ve yazıda da vurgulanmak istenen bu muydu acaba): toplum veya insanlık diyelim, yönlendiriciler tarafından hareket ettiriliyor, ve son 30-40 yılda ve milleniumla beraber daha hızlı bir şekilde ütopyaların değil disütopyaların GERÇEKLEŞMESİNE doğru gidiliyor.
    (1984, Fahrenheit 451, P K Dick ve Ballard'ın öngörüleri, Yapay Zeka Matrix)
    Bununla ilgili düşüncelerimi daha sonra yazmayı düşünüyorum zaten

    <$Blo1/7/05 19:20 <$Blo 
    <$BloBlogger White...

    <$BloDoğru, yazıyı yazarken aklımda alt motif Jules Verne'in Aya Seyahatı'ydı. Bilimkurgu bir bakıma bilimin felsefi ve hayal bakımından keşif kolu..Onların hayalleriyle açtığı sahalara doğru yayılıyor bilim-teknoloji, olabilirlik ölçülerinde tabii. Ama bilimkurgunun tek fonksiyonu bu değil, toplumların geleceğe bakışlarını, hayallerini ve beklentilerini de etkiliyor. Şimdi yaşadığımız teknoloji yönelimli toplumda bilim kurgunun bir hayale sağladığı olabilirlik alt yapısı bu konu üzerinde çalışılması, düşünülmesi ve belki de gerkekleşmesini sağlıyor.
    Ve bu süreçte, bilinçli yapılmasa bile, bir tarafın (Batı) üstünlüğü ve dünya görüşü etrafında şekillenen bir bilimkurgu ile yönlendirilirse, emperyalizmin bir ayağını, entellektüel emperyalizmin öncülüğünü sağlıyor. Bir lise talebesinin aklında kalan ve gelecek hayalini etkileyen bilimkurgu kırıntısı Batı tarzı bir gelecek veya Batının üstünlüğünde bir gelecek oluyor. Sonuçta insanlar nasıl hayal ediyorsa o yönde gitmezler mi? Ona uyum sağlayıp onun gerçekleşmesine yolaçmazlar mı? Bu bir bakıma kendini gerçekleyen kehanetler gibi...Ütopya/disütopya konusuna gelirsek sonuçta ikisi de bilikurguyu üretenlerin kültüründen kaynaklanıyor. Eğer son dönem bilimkurguya bakarsak disütopyalar oldukça hakim. Bu bilimkurgunun sağlayacağı malzemeyle bir gelecek oluşacaksa insanlık için pek güzel değil. Ama bu Batı medeniyeti ve kültürünü eleştirmek için bir giriş noktası olabilir. Çünkü bu disütopik bilimkurgu da onların, onların kültürlerinden kaynak alıyor... Sonuçta tersi yönden bakar ve bilimkurgunun bizi bir yere götürdüğüne inanırsak, Batı'nın bizi, insanlığı götüreceği gelecek bir tür cehennem.. Birileri belki de hayallerin rehberliği görevini onların elinden almalı..

    <$Blo1/7/05 23:46 <$Blo 

    <$BloYorum Gönder